Siber Suçlar Sözleşmesi Semineri

Adalet Bakanlığı, Türkiye Bilişim Derneği, Yeditepe Üniversitesi iş birliği ve Microsoft ve Kredi Kayıt Bürosu AŞ'nin katkılarıyla düzenlenen 'Siber Suçlar Sözleşmesi Semineri' Bolu Abant'ta başladı.

Akyel, seminerin açılışında yaptığı konuşmada, teknolojinin etkin olarak kullanılması için farkındalığın tam manasıyla ve derinlemesine oluşması gerektiğini ifade etti. Cemal Akyel, yazılım teknolojilerinin yeni tarzda iş yapılması, insanların dünyaya bağlanmalarında hızlı takip avantalarını elde etmesini sağladığını söyledi.

Bunların getirdiği bir sorumluluk olduğunu anlatan Akyel, 'Biz bu sorumluluğun farkındayız. Burada mesele, sadece teknoloji odaklı bir mesele değil. Daha ziyade sosyo teknik sistemden bahsediyoruz' dedi.

İNTERNET KAFELER VE SİBER SUÇLAR
Türkiye'deki siber suçların genellikle internet kafelerden çıktığını gözlemlediklerini kaydeden Akyel, 'Bize gelen taleplerde orada bir artış olduğunu gözlemliyoruz. İnternet kafeler ve bunu kullananların bir sosyal yapı oluşturduğunu düşünecek olursak, internet kafelerin rehabilite edilmesine yönelik ek görevler düşüyor' dedi. Akyel, bilişimin, birden fazla insanın katıldığı bir faaliyet olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

'Burada üç konu görüyoruz. Birincisi teknoloji. İkincisi sosyal sistem. Bu sistemin içinde ekonomi, politika, strateji ve benzeri şeyleri görüyoruz. Yani günümüzde tüm sosyal sistemleri burada sınıflandırmak mümkün. Üçüncü boyut da sosyo teknik. Biz sosyo teknik sistemin etkili çalışmasında kısıtın, teknikte teknolojide olmadığını düşünüyoruz. Teknolojinin etkin kullanımdaki kısıt, sosyal sistemin gelişimleri biraz arkadan takip etmesinden kaynaklanıyor.'

Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yener Ünver de siber suçların yönetmeliklerle değil, kanunlarla düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Ünver, 'Yönetmelik olmasın demiyoruz. Ancak yalnızca yönetmeliklerle götürmemek gerekiyor' dedi.

İki gün sürecek seminere, Cumhuriyet savcıları ve hakimler, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı yetkileri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı temsilcileri ile Yargıtaydan yüksek yargıç ve tetkik hakimleri katılıyor.

Seminerin amacının, Avrupa Konseyi Siber Suç Sözleşmesi'ni tanıtmak, Türkiye'nin henüz tarafı olmadığı bu sözleşmeye katılımın yasal mevzuat ve yargı uygulamaları üzerindeki muhtemel hukuki etkileri üzerinde tartışmak ve bilişim suçlarıyla mücadele alanındaki gelişmeler hakkındaki bilgi ve deneyimleri paylaşmak olduğu belirtildi.

Bankacılık sektörünün konuyla ilgisi nedeniyle seminere, Türk Ceza Kanunu'nun 245. maddesinde düzenlenen 'Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması' suçuna ilişkin oturumun da eklendiği bildirildi. Seminerde, bilişim suçlarının soruşturulması ve yargılama aşamasına ilişkin süreçlerde adli merciler ve servis sağlayıcı firmalar arasındaki iş birliği konusunun da tartışılacağı belirtildi.

Kaynak:

---

'Siber Suçlar Sözleşmesi' konulu seminerde konuşan Avrupa Konseyi Ekonomik Suçlar Bölümü Başkanı Alexander Seger Türkiye'nin sözleşmeyi imzalamasını istedi


MUTLU YUCA

BOLU ' Türkiye'nin Avrupa Konseyi'ne üye olmasına rağmen, 'Siber Suçlar Sözleşmesi'ni imzalamaması, Bolu Abant'ta düzenlenen seminerde ele alındı. Avrupa Konseyi Ekonomik Suçlar Bölümü Başkanı Alexander Seger, Türkiye'nin sözleşmeye taraf olmasının, politik bir iradenin sergilenmesi için çok önemli olduğunu belirterek, 'Gösterilecek kararlılık Türkiye'nin bu suçlarla mücadelesindeki samimiyetini ortaya koyacaktır' dedi.
Adalet Bakanlığı ve Türkiye Bilişim Derneği'nin, Abant Tabiat Parkı'nda bulunan Büyük Abant Otel'de düzenlediği 'Siber Suçlar Sözleşmesi' konulu iki gün sürecek seminer bugün başladı. Siber suçlar konusu, sözleşmenin neden imzalanmadığı ve iç hukuka uygunluğunun ele alınacağı seminere Yargıtay üyeleri, Türkiye Bilişim Derneği yönetim kurulu üyeleri, Telekomünikasyon İnternet Dairesi Başkanı Osman Nihat Şen, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bilişim suçlarına bakan yetkilileri ve üniversitelerin hukuk fakültelerinin öğretim üyeleri katılıyor.

TÜRKİYE'NİN TARAF OLMASI ÖNEMLİ
Seminerde konuşan Avrupa Konseyi Ekonomik Suçlar Bölümü Başkanı Alexander Seger şunları söyledi:
'Türkiye büyük bir ülke' Türkiye'de haberleşme internet üzerinden çok fazla kullanılıyor. Yeni sözleşmeye taraf olması Türkiye açısında çok önemli. Siber suçlarla mücadele eden diğer ülkeler için de çok önemli. Bu konuyu çok önemsiyoruz. Umarım Türkiye kısa sürede bu sözleşmeyi imzalar ve mevzuat haline getirir. Türkiye'nin bunu imzalamaması durumunda ne olur? Amacımız bu sözleşmeye olabildiğince ülkeyi taraf yapmak. Sadece konsey üyeleri değil, Afrika''daki Nijerya'dan, birçok ülkenin bu sözleşmeye taraf olmasını sağlamak için çalışıyoruz. Afrika'da bize sürekli soruyorlar. Türkiye gibi bir Avrupa ülkesinin neden bu sözleşmeye taraf olmadığını merak ediyorlar. Türkiye'de özel olarak işlenen bir bilişim suçu yok. Sonuçta Türkiye'de bilgi ve haberleşme sistemi çok kullanıyor. Dolayısıyla Türkiye'nin bu sözleşmeye taraf olması, özellikle politik bir iradenin sergilenmesi için çok önemli. Gösterilecek kararlılık Türkiye'nin bu suçlarla mücadelesindeki samimiyetini ortaya koyacaktır.'


'YENİ DÜZENLEMELERE İHTİYAÇ VAR'
Bilişim suçlarına bakan Yargıtay 11'inci Ceza Dairesi Üyesi Kubilay Taşdemir de, iç hukukta bilişim suçlarının yeni bir suç olduğunu belirterek şöyle konuştu:
'Bu sempozyumun ileride yansımalarını göreceğiz. Bu konuların tartışılarak, iç hukuktaki eksikliklerin giderilmesi gerekiyor. İç hukukta bilişim suçları yeni bir suç. Bu suç şeklinin 10 yıl kadar geçmişi var. İlk defa 1997 yılında iç hukukun bir parçası haline geldi. Bu suçlar daha sonra kanun maddeleri, daha sonra ayrıntılı hale getirildi. Yeni TCK kapsamında kredi kartları ile ilgili düzenlemeler bilişim suçları kapsamına girdi. Dünyada giderek yeni suç türleri ve yöntemler artış gösteriyor. Türkiye'de inanılmaz ölçüde genişledi. Bununla mücadele için yeni düzenlemelere ihtiyaç var. Suç işleme yöntemleri çeşitlilik kazanıyor. Mutlak suretle bu suçlarla mücadele için etkin yöntemler izlememiz lazım. Komisyonlar aracılığıyla takip etmeliyiz. İç hukukta mutlak suretle suç işlemenin karşılığı olarak maddeler konuldu. Başarılı çalışmalar yapıldı. Bir takım eksiklikler var. Mutlak suretle düzenlenmesi gerekiyor. En çok bilişim suçlarında kredi kartları ile ilgili suçlar yoğunlukla önümüze geliyor. Şuan ki düzenleme ihtiyacı karşılıyor.'


'TÜRKİYE'DE İHMAL EDİLDİ'
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Kemal Yıldız ise görüşlerini şöyle açıkladı: 'Türkiye Avrupa Konseyi üyesi olmasına rağmen, Siber Suç Sözleşmesi'ni imzalamayan altı ülkeden birisi maalesef. Türkiye bazı şeylerden endişe duyuyor olabilir. Türkiye, parça parça bu sözleşmeyi iç hukukuna aktarmaya çalışıyor. Ceza hukukumuzda yer alan bu maddelerin bir kısmı kanun maddelerine aktarıldı. Siber Suç Sözleşmesi Türkiye'de çok ihmal edildi. Türkiye, bir an önce sözleşmeyi onaylayıp iç hukukuna paralel düzenlemeler yapmalı. Bizim kanunlarımız bu konuda yeterli değil. Kesinlikle ululslararası işbirliğine gidilmeli.

Kaynak:(dha)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder